DOLAR 31,5435 0.67%
EURO 34,1025 0.34%
ALTIN 2.045,690,64
BITCOIN 17782401,45%
Hatay

AÇIK

06:14

İMSAK'A KALAN SÜRE

71 okunma

ŞİMDİ YEREL SEÇİM ZAMANI

ABONE OL
5 Ağustos 2023 09:14
0

BEĞENDİM

ABONE OL
Cebrail KÜÇÜKKOÇKAYA –

Yerel seçimlere 8 ay gibi bir süre kalmış iken muhalefetin özellikle ana muhalefet partisi CHP
karışıklıklar içinde. Bu halin en büyük sorumlusu Ekrem İmamoğlu’nu kullanarak sol gömleği
giydirilerek Atatürk ilke ve inkılaplarına yalnızca tabanına oynamak için sahip çıkan partiye bu defada
sağ gömleği giydirerek partiyi kendi güdümüne almak isteyen Meral Akşener sorumlu.
Daha büyükşehir belediye başkanlığında kendini ispatlamamış bir insan olarak adaylığı sırasında
geleceğin Cumhurbaşkanı olarak lanse edilmesinin altında yatan gerçeklik budur. Ekrem
İmamoğlu’nun kendini halka tanıtan ve büyükşehir belediye başkanı adaylığını kendisine veren genel
başkanına karşı daha adaylığı sırasında kılıç çekmesinin sebebi ülkemizde seçilmişleri seçtirme
çabasında olan dış odakların Meral Akşener vasıtası ile onu kullanmak istemesidir.
Genel başkanının ikinci dönemde de görev yapmalıdırlar demesine rağmen Meral Akşener’in seçimin
en kritik anında masadan kalkarak oluşturduğu krizi sayesinde koşa koşa Cumhurbaşkanlığı
yardımcılığı adaylığını açıklattırdı. Mansur Yavaş yalnızca tek başına İmamoğlu ısrarı daha fazla tepki
çeker endişesi ile bu oyuna dahil edildi. Seçim yenilgisi üzerine hemen genel merkeze koşup usulen
bir genel kurul yapalım başkanlığı bana devret diyerek genel başkanına darbe yapmaya kalkıştı.
Evet Kılıçdaroğlu seçimi kaybetti ancak bu yenilgide şu an parti genel başkanlığı için adaylıklarını
açıklayan İmamoğlu ve Özgür Özel’inde payı var. Onlarda ekibin içindeydiler. İmamoğlu zaten genel
başkanlığa geçebilmek için yenilgiyi istedi. Aslında yaptığı mitingler ve diğer çalışmalar yenilgi sonrası
başkanlık koltuğuna geçmek içindi. Özgür Özel’de sanki ülkemiz iktidar hakkında herhangi bir konuda
iddiada bulunanların öldürüldüğü bir ülkeymiş gibi bir söylemi ile kirli siyasetin uç noktasında yaptığı
şovla kendinin de ne derece seviyesiz bir siyasetçi ve koltuk sevdası için her şeyi yapabilecek bir insan
olduğunu ortaya koymuştur.
CHP tabanı ve İmamoğlu’na belediye başkanlığı için oy veren diğer seçmenler bu oyunun farkında.
Kılıçdaroğlu gitmelidir ama ona ihanet eden durmadan oyun oynayan İmamoğlu başa geçmemeli
düşüncesi hakim. Aynı zamanda İmamoğlu’nun tekrar aday olması halinde veya başka aday çıkarsalar
bile CHP’nin İstanbul’u kaybedeceği görüşü zihinlerine yerleşmiş durumda. Bunun sorumlusu olarak
da yerel seçim öncesinde partiyi dolayısı ile muhalefeti karıştıran İmamoğlu görülüyor.
Burada en trajikomik ifadelerden biri sanki yıllardır partiyi yöneten Kılıçdaroğlu değilmiş gibi partiyi
daha fazla demokratikleştireceğiz söylemiydi. Her yerel seçimde en ufak ilçeye kadar belediye meclis
üyeliklerinde dahi yerel teşkilat görüşlerini hiçe sayan ve yıllarını partiye harcayan insanları
seçilemeyecekleri sıralara düşüren veya üzerlerini çizen kendisi değil miydi. Kılıçdaroğlu muhalefeti
birleştirdiğini zannetti ama hayır aslında hepsinin çok güzel bir şekilde CHP’den istifade etmelerini
sağladı. Kendi logosu ile seçime giren İyi Parti ve ne kadar oy katkısı sağladıkları ortada olan diğer
partilere verdiği milletvekilliği sayıları bu durumu ortaya koyuyor.
Muhalefet CHP çatısı olmadan da herhangi bir konuda artık bir araya gelemeyeceklerini gösterdi.
Yerel seçimlere bu karmaşa içinde giren CHP ve muhalefet elinde bulunan bütün büyükşehir
belediyelerini, pek çok il ve ilçe belediye başkanlıklarını kaybedecek. İzmir’de yaşayan vatandaşlarımız
dahi temizlik ve çöp işlerini bile düzgün yapamadığını söyledikleri Tunç Soyer’in kötü yönetimi
nedeniyle AKP büyükşehir belediye başkan adayını destekleyeceklerini beyan ediyorlar.
CHP artık parti onurunu daha fazla zedelememek için kapanmalıdır. Ne Kılıçdaroğlu ne İmamoğlu ne
Özgür Özel, nede Bolu belediye başkanı artık CHP’yi erimekten kurtaramaz.
Her demokraside olduğu gibi ülkemizde de muhalefet partileri olmalıdır. Ancak şu an ülkemizde
mecliste bulunan muhalif siyasi partilerin hepsi değil ülkeyi yönetmek doğru düzgün muhalefet

yapmaktan aciz durumdalar. Türkiye’nin dış odaklar tarafından seçilmişleri seçtirmeye çalışan değil
bu halkın evlatlarını yönetimlere getirmeye çalışacak, ülkemizi dışarıya güvenerek değil yeniden öz
kaynakları ile kalkındıracak projeleri olan gerçekçi muhalefet partilerine ihtiyacı var.
Önümüzde ki yerel seçimler sonrası alacakları ağır yenilgi sonrasında CHP ve diğer mevcut meclisteki
muhalefet partilerinde çözülmenin hızlanacağını ve yeni muhalif partilerin Türkiye siyasetinde yer
alacağını hep birlikte göreceğiz.
Günün Sözü : Birileri siyasi ikballeri için rüzgar estirmeye çalıştırdığında şimşekler çakarsa insanlar
bulutları kimin ittirdiğine dikkat etmelidirler.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.