DOLAR 30,9507 0.19%
EURO 33,3178 0.1%
ALTIN 2.007,680,38
BITCOIN 1599477-0,92%
Hatay

PARÇALI AZ BULUTLU

13:23

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

11 okunma

Özge Şabo’nun Kaleminden Hatay Depremi…

ABONE OL
9 Şubat 2024 18:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

 

Özge Şabo / Müzisyen & Oyuncu /

6 Şubat .
Çekirdek ailemle birlikte zar zor evden çıktık.
Yaşadığım tramvalara değinmeyeğim.
Artık hepiniz tahmin edebiliyorsunuz.
Ailemden, eş dosttan çok kişi enkazdaydı. Acil yardıma gitmem gereken birden fazla yer vardı. Ulaşamıyor, yetişemiyordum.
Gördüğüm manzaraları, ölü ve yaralıları… Sokaklardaki cesetleri , insanların çığlıklarını 3. Sınıf bir Amerikan filminde bile göremezsiniz. Hayal edemezsiniz. Saat 5.30 itibariyle kardeşimle birlikte birilerine ulaşmak ve neyin içinde olduğumuzu anlamak için fırsat olan her yeri gezdik. Bazı ihtiyaçları kendimce tespit etmiştim. Hemen ulaşabildiğimce çevremle iletişime geçtim. İlk günün sonunda nereden ne edinebileceğimi netleştirmiş, yardımların yola çıkmasını bekliyordum. Araçlar geç kaldı. Bazıları yağmalandı. Bazıları bize hiç ulaşamadı. Sonunda
Yine enkazdan çıkan arkadaşlarımı (!) koordine edip 9 Şubat sabahı başka şehirlerden gelen yardım tırlarını dağıttırıyordum Küçükdalyanda. Aynı bölgede İzmir’den gelen arama kurtarma ekiplerinin de koordinasyonu ile uğraşıyordum. Bir arkadaşım tarafından bana iletilmişti bu ekipler. Abla sana emanet sen yönlendir arkadaşları dediler. Ekip profesyoneldi…

Enkaz altındakileri ; isim listelerine, gelen seslere , kişi sayılarına , konum ve bölgelerine göre tespit ediyor, iletişim ağındaki tüm o sıkıntılara rağmen çırpınarak ekibi yönlendiriyordum.
Resmen konuşabilmek için can çekişiyorduk.
Halen hepsiyle görüşüyoruz. Yüzlerce insan çıkardılar. Sen olmasan bu kadar koordine olamazdık , kimseyi tanımıyor, bağlantı kuramıyorduk diye defalarca söylediler.
Aylarca nefes almadan sürdürdüm bu faaliyetleri. Bilen biliyor.
Binlerce ailenin ihtiyaçlarını karşıladık.
Yüzlercesine nakit destek sağladık.
Her akşam cafede birlikte oturduğum insanlarla yaptım bunları. Enkazdan çıkıp gelen arkadaş ; ayakkabı bulamamıştı . Dağıtım yaparken ayağındaki ayakkabılar farklı teklerdi.
Bu sırada adına kayıtlı hiç mal varlığı bulunmayan ve başka şehirdeki akrabalarıma sığınmış kendi aileme ; siz hepsinden iyi durumdasınız , yiyecek ekmek , içecek suyunuz var . İhtiyacınız yok diyerek bir şişe su bile götürmedim . Dedem ; torunun bize yardım etti diyerek kendine teşekkür etmeye gelen mahalleliye valla bir tek size hayrı var diye hakkımda sitemde bile bulunmuş hatta. ( Ha bunun için sonradan pişman oldum ama nedenlerini sonra anlatırım.)

Yaptığım herşey yazılı çizili isimli tarihli mevcut. Aman ha hakka girmeyelim , her şey kayıtlı kalsın dediğim için destek olan , evi yıkılan gariplerimden birisi arabanın içerisinde iki büklüm sayfa sayfa tutanak hazırladı şehir değiştirirken.
Evi sağlam kalan bir arkadaşı bulduk sonra. Evinin üst katındaki boş odayı açtı bize.
Bana gelen tüm destekleri orada topluyor… Liste liste adet adet ihtiyaç sahiplerine koli yaparak dağıtıyorduk.
O kadar insanın emeği var ki anlatamam.
Kim bana ne gönderdi hafızamda yok.
Ama mahçup olmamak için kime ne gönderdiğimi kalem kalem biliyorum.
İnanılmaz kilo vermiştim. Gören herkes biraz dinlen diye yalvarıyordu.Yemek yemiyordum. Bünyeme göre gün boyu inanılmaz ağır yükler
taşıyordum. Stress, sıkıntı, gözyaşı hiç bitmiyordu. Bir gece gözumden kan gelerek uyandım. Artçı depremlerin de sonu gelmiyordu.
9 ay net olarak kaldığım bir yer yoktu.
Sürekli konum değiştiriyordum. Konteyner çadır bazen ev… Tükeniyordum.
Birazdan HALEN çadırda olan bir aileye destek götüreceğim yine.
Etim ne, budum ne?
Benim ilk gün itibariyle mağdurken kurduğum organizasyonu siz nasıl kuramıyorsunuz?

Nasıl halen bu kadar ihtiyaç var bu şehirde?
Yaptığım şeyleri şimdiye dek bilerek dillendirmedim. Paylaşmadım.
Koşturmaktan bangır bangır bunları söylemek aklıma gelmedi. Biraz da korktum.
Çok gücüm yoktu çünkü. Telefon numaram ilk günden itibaren yayılmıştı sosyal medyada. Cenaze işlemleri için bile beni arıyordu insanlar. Kefen istiyordu. Tam olarak neye yardım ettiğimi bile bilmiyordu çünkü…
‘Yardım’ kelimesini gördükleri her yeri ; herşey için arıyorlardı . Haklılardı. Kimseleri yoktu.
Yaptıklarımı görenler birbirine söyler… Daha çok talep gelir ve ben karşılayamam… Yetemem diye korktum.
1 yıldır maddi bir gelirim yok.
Çalışmıyorum . Depremde menajerimi de kaybettim . Toparlanamıyorum.
Artık tükendiğim noktadayım ve maalesef kendime yönelmek zorundayım.
Yaptıklarımın onda biri değil bu. Sadece örnekledim. Anlatacak çok şeyim var.
ASLINDA şunu söylemek istiyorum.
Altından kalkamayacaksanız ; bu şehri gençlerine emanet edin.
3 günde organize eder… Kaldırırız ayağa.
Yoksa siz zaten yıkılmış bu şehri ; yok edeceksiniz!

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.