DOLAR 30,9233 0.26%
EURO 33,4649 0.52%
ALTIN 2.016,050,79
BITCOIN 1588382-1,11%
Hatay

PARÇALI AZ BULUTLU

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

44 okunma

KURDUN ADI ÇIKMIŞ TİLKİ BAŞ KESİYOR

Cebrail KÜÇÜKKOÇKAYA

ABONE OL
18 Ağustos 2023 20:00
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cebrail KÜÇÜKKOÇKAYA –

Türkçülük ve Anadolu Türklüğü tarihin görmüş olduğu en büyük gaflet, dalalet içinde kalmıştır ve en
büyük ihanetleri yaşamıştır.
Eskiden ülkücülerle anılan ne kadar olumsuzluk var ise daha beteri Türkçüler ile anılır olmuştur.
Kendini Türkçü olarak tanımlayıp vatandaşları dolandıranlar, yardım etmek veya birlikte iş yapmak
adına insanlara yanaşıp parasına malına mülküne çökenler veya çökmeye kalkanlar, kendilerini emekli
asker veya görevde istihbaratçı vb. gösterenler, tanınmış siyasetçi veya mafyaların adamı, akrabası
gösterip milletin namusuna dahi göz dikenler had safhaya ulaşmıştır.
Mevcut Türkçü veya milliyetçi STK’lar yurtdışında zor durumda olan soydaşlarımızı dolandırdıkları gibi
yurtiçinde topladıkları yardımları kişisel menfaatleri için kullanmaktadırlar.
Türkçü ve milliyetçi tüm mevcut siyasi partiler aynı zamanda siyasiler özünden kopmuş Türkçüleri ve
milliyetçileri kendi şahsi çıkarları için oradan oraya sürükler hale gelmişlerdir. Diğer meclis içinde veya
dışında siyasi partilerde ekonomik, sosyal ve kültürel olarak kendi ülkesinin gerçekliklerinden kopmuş
dışa bağımlı hale gelmiş durumdalar.
Türkiye’nin öncelikle Anadolu daha sonra tüm Türk dünyası için yeni bir Türkçülük ve milliyetçilik
tanımlaması yaparak yola çıkacak bir siyasi harekete ihtiyacı var. İnsani değerler, millet, toplum
yaşamı, ahlak, ekonomik, sosyal ve kültürel olarak yapılacak bu tanımlamadan sonra yukarıda
bahsettiğim tüm olumsuzlukları meydana getiren kişiler tümüyle eleştirilmeli ve toplumun bu
şahıslara itibar etmemesi çağrısında bulunulmalıdır.
Mevcut tüm siyasi partiler, siyasiler ve olumsuzluklara bulaşmamış olanlar olsa da tüm STK’lar
başarısız ilan edilmelidir.
Türkçü insan ülkenin ve milletin Cumhuriyet kurulduğundan beri devam eden ve ortaya çıkabilecek
sorunlarını aynı zamanda çözüm yollarını bilendir. Mevcut siyasi partilerin dışarıdan sıcak para bulup
öz kaynaklarımızı yağmalatma üzerine kurulu politikalarını reddedip öz kaynakların yerinde gereğince
idaresi ile her açıdan kalkınmayı sağlayacak olandır. Her ne durumda olursa olsunlar bunu başaran
ülkelerin yanında Türkiye öz kaynak, gelir çeşitliliği ile bunu başaracak birinci sırada ülkedir.
Serbest piyasa yalanı ile kalkınmakta olan bir ülkeyi karma ekonomi modelinden koparanlara karşı
yeniden karma ekonomi modeline süratle dönülmelidir.
Dünya enerji krizine ve kuraklığa doğru giderken tüm enerji kaynakları, yeraltı madenleri dahil
devletleştirilmelidir. Özel sektör ve belediyelerin elinden dağıtım işi de alınarak devlet kurumlarına
verilmelidir. Tüm taşeron uygulamalarına bütün sektörlerde derhal son verilmelidir.
Tarım ve hayvancılığın yeniden ülkemizi besleyecek seviyede olması için tarım mühendisleri ve
veterinerlerin atanacağı üretim çiftlikleri ile ekilmeyen bir karış verimli toprak bırakılmamalıdır.
Hayvancılık her yönüyle balıkçılık dahil devlet eliyle yönlendirilerek kalkındırılmalıdır. Tarım ve
hayvancılığın üstünde yıllardır aşar vergisinden daha büyük yük olan ÖTV ve diğer vergiler
kaldırılmalıdır.
Ülkede üretilen tahıl, meyve ve sebzenin yurtdışından ithali yasaklanmalıdır. Ancak yurtiçinde
üretilme imkanı olmayan veya yeterince üretilmesi mümkün olmayan ürünler yurtiçi üretimi geriye
atmayacak şekilde ithal edilmelidir. Bu uygulamaya yurtdışından ithal edilen içecek ve içecek özütleri
dahil olmalıdır. Et ithalatı ve hayvani ürünler ithalatı ülkeye yetecek seviyede üretim başladığı anda
tamamen yasaklanmalıdır.

Yatırımlarda deprem bölgesi haritaları dikkate alınarak yurtdışına bağımlığı ortadan kaldıracak
sanayileşme gerçekleştirilmelidir.
Demiryolları günümüz teknolojik imkanları daima takip edilerek tüm ülkeye, kurulacak yeni sanayi
bölgelerine yayılmalıdır. Yolu olmayan en ufak bir mezra bile bırakılmamalıdır. Demiryolları,
otobanlar, limanlar, hava meydanları, hastaneler, telekom devletleştirilmelidir.
Anayasanın değiştirilemez maddeleri ülkemizin üniter yapısını, kültürel, sosyal, ekonomik durumunun
bozulmasına müsaade etmeyecek şekilde arttırılarak yeni bir anayasa hazırlanmalıdır.
Toplumun temelinin aile olduğu esasından yola çıkarak aileyi koruyucu maddeler anayasaya
konulmalıdır. Eğitim sistemi netleştirilmeli, meslek liseleri arttırılmalı, toplu konut projesi öğrenci
yurtları projesine dönüştürülerek bu yönlerdeki ağır sıkıntılar giderilmelidir.
Ülkemizdeki tüm mülteciler ve kaçak göçmenler her bağımsız ülkenin yapacağı gibi oluşturulacak bir
takvimle derhal ülkelerine gönderilmelidir. Vatandaşlık yasaları ve uygulamaları her bağımsız ülkede
olması gerektiği gibi zor, aşamalı olarak hayata geçirilmelidir.
Kültür devrimi ilan edilerek kültürel ve ahlaki yozlaşmanın önüne geçilmelidir. Hormonel
bozuklukların arkasına sığınan sapkın ruhların oluşturduğu LBGT+ gibi oluşumlara, Afgan ve diğer
mülteci ve yabancıların adet edindikleri erkek çocuk istismarları, tarikat ve cemaatlerde ki her türlü
çocuk istismarlarına, istismarların yanı sıra tüm ahlaksızlıklara net yasalar aynı zamanda
uygulamalarla son verilmelidir.
Günün Sözü: Kurtluğunda haysiyeti vardır. Kurtlar doğanın sofrasında insanlığı parçalamaz.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.