DOLAR 31,1531 0.02%
EURO 33,8204 -0.05%
ALTIN 2.032,640,00
BITCOIN 17732374,51%
Hatay

AÇIK

06:14

İMSAK'A KALAN SÜRE

54 okunma

GÜNÜN HİKAYESİ

TURGAY OLCAYTO - TGC BAŞKANI

ABONE OL
19 Temmuz 2023 10:26
0

BEĞENDİM

ABONE OL
TURGAY OLCAYTO – 
Kavurucu sıcaklarda dışarıya çıkma olanağı bulamayanlar evlere kapanıyorlar.
Tabii ki bahçesi, havuzu olanları tanımın dışında tutuyorum. Eve kapanınca da ya kitap okuyacaksınız ya da televizyonda ilginizi çekecek bir yapıma göz atacaksınız.
Bencileyin beş saatimi feda edip TRT televizyonunda canlı yayımlanan Wimbledon Tenis Turnuvası’nın final karşılaşmasını izledim. Finalde tenis dünyasında son yılların büyük tenis ustası Sırp Djokovic 20 yaşındaki İspanyolların çiçeği burnundaki şampiyonu Carlos Alcaraz’la karşı karşıya geldi.
Son derece zevkli ve çekişmeli geçen maçı Alcaraz kazanırken her iki sporcunun da centilmenlikte birbirleriyle yarışır güzellikteki tutum ve tavırları seyredenlere gerçekten büyük bir keyif verdi. Hafta sonunu bir genç adamın hayallerini süsleyen şampiyonluğa ulaşmasının tadına vararak kapatırken bir yandan da saat farkı dolayısıyla dünya voleybol şampiyonasında final oynayan kadın voleybolcularımızı düşünmekteydim. Sabahın erken saatlerinde voleybol milli takımımızın zaferini duymak ayrı bir sevinç verdi. Üstelik bu gerçekten tarihi bir şampiyonluk.
Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. yılına denk gelmişti. Cumhuriyetin kızları son yıllardaki başarılarını büyük bir inatla sürdürmüş önce kendi ülkesinde ABD’yi ardından da finalde Çin Cumhuriyeti’ni yenmeyi başarmıştı. Ulusal takımlarımızın şimdiye dek dünya şampiyonalarında kazandığı en büyük armağandı bu şampiyonluk. Sonra düşündüm yakınlarıma, dostlarıma, arkadaşlarıma sıkça söylerdim “Eğer ülkemiz çağdaş bir konuma ulaşacaksa bunda en büyük pay kadınların olacaktır.”
Gerçekten buna çok inanıyorum. Kadınlara karşı toplumun bir kesiminin gerici, bağnaz tutumuna rağmen kadınlar haklarının ve özgürlüklerinin peşinde koşmaktan hiç vazgeçmediler. Voleybolcu kızlarımızın başarısı da bunun bir göstergesidir.
Ülkede toplum bir büyük sevinci birlikte paylaşmayalı çok uzun yıllar oldu.
Aslında ulusça sevinmeyi ne kadar özlemişiz ki, milli voleybolcu kadınlarımızın başarısı bir anda ülke gündemine oturdu. Çünkü şimdiye dek üzerinde yaşayageldiğimiz topraklarda sadece acılar, şiddetin getirdiği zulüm ve ölümlere yakılan ağıtlar paylaşılmaktaydı.
Bir yanda boğaz tokluğuna çalışmak için bile iş bulamayanlar bir yanda aldığı düşük ücretle ailesini nasıl geçindireceğini, çocuklarını nasıl giydirip okutacağını düşünen pek çok aile var şimdilerde. Ekonomisi çökmüş bir ülkede bunalan insanların kendi evlerinden, kentlerinden göçmeye başladıklarını gözlemlemek için bir araştırmacı olmak gerekmiyor. Kendi ülkesinde göçmen durumuna düşürülen ne çok aile var. Araştırmaya kalkın da görün.
Varsılla yoksul arasındaki sınır her gün biraz daha pekişiyor. Yoksullar ötekileştirilenlerden, devletin ve iktidarın hışmına uğrayanlar yine kendi ülkesinde bir düşman muamelesi görüyor.
Hakka sığınamıyor çünkü hak yok. Adalete sığınamıyor çünkü adalet yok. Sevgiye sığınamıyor çünkü onlara verilecek şefkat de yok. Küçük mutluluklara razıydık. Ama mutluluk insanımızın yalnızca düşlerinde var artık.
Evet, sevgili okur bir günün hikayesi böyleydi. Sevinçleri, gülüşleri çoğaltabilsek, en azından kadınlarımız kadar güçlü olabilsek galiba bir şeyler değişecek. Ama toplumdaki genel bir uyurgezer haliyle bu işin altından kalkmak bir hayli zor olacak.
Bu yazıyı Melih Cevdet’in bir şiiriyle sonlayalım.
Bildiğiniz gibi usta şair aynı zamanda bir düşün insanıdır da. “Bize Bağlı”
Bu akşam da gönlümüzce bitmediyse gün
Suçun yarısı bizim yarısı günün
Sanki yapının tuğlası bizsek harcı o
Onun da iyi olması lâzım
Onun da aklı kalbi namusu
Ya masmavi aydınlık ferah
Ya dikenli huzursuz bir uykusu
Gününü gün etmekten korkması lâzım.
Bu akşam da gönlümüzce bitmediyse gün
Demek tümü bizim omuzlarımızda yükün
Gelin buna bir çare bulalım
Bunca olduğumuz gayri yetmiyor
Yarın daha iyi adam olalım
Yarın daha sağlam daha akıllı
Yarın daha sevdalı daha haklı
Günün bize bağlı olduğunu bilelim.

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.